19 Aralık 2014 Cuma
Halıların altına süpürülmüş hayatlar
Açıkçası çok da sorun değil hayatımın süpürülerek halının altına itilişi. Sonuçta hepimiz bir yönden sürünüyoruz. Yetinmiyoruz. Yeterince sevmiyoruz. Sevilmiyoruz. Sadık kalmıyoruz. Can yakıyoruz. Canımız yakılıyor. Oluyor böyle şeyler. Peki ne zaman alışıyoruz bütün bunlara? Doğarken mi? Büyürken mi? Ölürken mi? Kaç kez yıkılmak gerekiyor daha sağlam olmak için? Halının altında ne kadar birikmek gerekiyor buna alışmak için? Bilmiyorum. Ben, kendi adıma rahatlıkla söyleyebilirim ki, hayatımın bir aralığında alıştım bu muameleye. Ne ara geldim oraya, ne kadar üzdü beni, yaktı canımı bilmiyorum. Halının altına doğru sürüklenirken, yaşama sevincimin ne kadarını bırakıverdim eski tahta zeminin arasında onu da bilmiyorum. Bildiğim tek şey ağzımda biraz tahta tadı, bolca huzur isteği, kafamda süpürge yemişliğin ağrısı ve dilimde güzel temizlik yapmayı bilen bir insanın gelmemesi için ettiğim bir dua olduğu. Ne denir buna a dostlar? 'Amin!'
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder