11 Ağustos 2014 Pazartesi

Aşk gelmez yeniden

Sıcak havadan mı yoksa stresten mi bilinmez, saçları sırılsıklam olana kadar terlemişti kadın. "Gitmek istemiyorum!" diye bağırmaya hazırlanırken, "Sus" dedi adam, "Haklıydın, asla onu sevdiğim gibi sevmedim seni. Biliyorum, aşığım dedim sana, güzel göğsünde atlatmaya çalıştım onu, ben de unutmak istedim. Yapamadım. Biliyorum, seviyorum dedim seni, sensiz olamam dedim. Sana aşkım da sevgim de kimsesiz kalmaktan korktuğum içindi. Ben  sadece seninle, onu bastırdım. Özür dilerim, ben yapamadım." Kadının gözlerinde, geçirdiği en güzel günlerle hatırlayacağı adam, adamın kalbinde hafif bir vicdan azabı, en dipte onu bırakan kadının ızdırabı... 
Gitmekten başka bir şansı yoktu kadının, en güzel anılarını da toplayıp gidecekti. Bu acı da arkasında kalır mıydı eğer giderse? Yaşanmışlıklar silinir, ellerinin titremesi geçer miydi? Yaşayıp öğrenecekti. 
"Sana gitme demek istiyorum, keşke daha önce tanışsaydık, her şey daha farklı olurdu o zaman." dedi adam. O da haklıydı, yeniden severim sanmıştı, uğraşmıştı da üstelik, denemişti. Olmadıysa, olamadıysa onun suçu neydi? 
Ağzının kenarıyla güldü kadın; yüreğine yarım yamalak yerleştiği adamın evinden alacağı çok fazla şey de yoktu. Bir saatini, darmadağın kalbini ve yarım kalan kendini alıp çıktı kapıdan. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder